September 25, 2018

February 23, 2018

February 2, 2018

January 30, 2018

December 21, 2017

November 15, 2017

November 8, 2017

November 8, 2017

November 8, 2017

Please reload

Son Yazılar

"IT"

November 8, 2017

Stephen King'in mesaneleri zorlayan, ciğerleri solduran palyaçosu tam 27 yıl sonra tekrar döndü!

 

 

 

 

Neden 27 yıl?

 

"Çünkü o her 27 yılda bir geri döner!"

 

Kitaptaki uyanışı gibi, filmin ilk çevriminden (1990) 27 yıl sonra geri döndü! Zamanlamanın mükemmelliğine bakar mısınız?! Gerçekten her ne yapıyorsanız durun ve bunu takdir edin!

Ama durun dahası da var. Eğer çocukluğunuz 90'lara denk geliyorsa ve her yeni film çevriminde de bu dizine sadık kalırlarsa 3. filmi yetişkin bezlerimizle izleyeceğiz! (şu an duyduğunuz heyecan daha da arttı biliyorum!)

 

Pennywise'ınızı nasıl alırsınız?

 

Tim Curry'nin efsanevi bir şekilde canlandırdığı Pennywise karakterini bu sefer Hemlock Groove'dan tanıdığımız, aynı psikopatik mimik skalasını paylaşan, Bill Skarsgård canlandırıyor. 

Skarsgård yaşına göre çok yetenekli, yaşına göre diyorum zira kitap daha o ortada yokken yazıldı, ilk film ise o doğduğunda çekildi. Yani şu an 27 yaşında Tim Curry ise film çekildiğinde 40'lı yaşlarında ve kariyerinin zirvesindeydi. (Bakın yine 27 )

Şimdi filmi eski filmle karşılaştırıp "hangisi daha iyiydi?" yarışına girmek gereksiz. Çünkü zaten ilk film TV için çekilmiş, çok uzun ve sıkıcı sahneleri olan, özellikle yetişkin rolündeki oyuncuların berbat oyunculuklarına tanık olduğumuz düşük bütçeli bir filmdi. Zaten 2017 versiyonu korku filmleri tarihinin sanırım en yüksek cirosunu yaptı, yani film evet gerçekten başarılı.

 

Eski - Yeni Pennywise Karşılaştırması

 

 

 

İnternette tonla bulabileceğiniz  yeni-eski "IT" karşılaştırmalarında; Tim Curry'nin bu karakterle yapmış olduğu, olağanüstü işin yeterince takdir edilmemesi birazcık can sıkıcı.

Yanlış anlaşılmasın Skarsgård'ın, Hemlock Groove'da, annesine; "Markete gidiyorum, vibratörün için yeni pil alıyım mı?" dediğinden beri kalplerimizde ayrı bir yeri var. Yani bu yazıda ona karşı bir ön yargı kesinlikle yok. Her neyse gelin biz karşılaştırmayı film ekseninde değil de Pennywise ekseninde yapalım. 

 

Kostüm ve Makyaj:

Tim Curry: Orjinal mini-seride Curry'nin Pennywise'ı biraz daha alıştığımız palyaço kıyafetleri içerisinde. (Tabi Türkiye'de doğup büyüyen bir çocuk, McDonalds palyaçosu dışında, kaç palyaço görüp alışırsa o kadar) Daha bol, renkli ve basit bir kostüm seçilmiş.

Makyaj olarak ise (yukarıda da gördüğünüz gibi) normal, sade bir palyaço makyajı tercih edilmiş. Bunun sebebi ise Curry'nin mimiklerini plastik makyaj arkasına saklamak istememesiymiş. Muhtemelen 90'lı yıllarda kullanılan makyaj materyalleri oyuncunun suratına kalıp gibi oturduğundan, ona kısıtlı bir mimik imkanı veriyordu. Bir mimik ustası olan Tim Curry' için haliyle doğru bir seçim olmuş. Bilgisayar efekt desteği vs zaten yok. Yani gördüğünüz her türlü "değişim" Curry'nin mimiklerinden kaynaklı.  

 

Bill Skarsgård: Daha Victoria dönemi kıyafetlerine sahip. Güzel bir dokunuş olmuş. Bu sayede "it"in ne kadar süredir ortalıklarda olduğunu az çok tahmin edebiliyorsunuz. (Ki King evreninde "it" insanlık tarihinden bile eski)

Makyaj sene 2017 olduğundan haliyle Skarsgård daha şanslı. Makyajı yaklaşık 3 saat sürmekte olup (bu kısmı attım. Ama bu filmlerdeki makyajlar hep anlaşılmış gibi 3 saat sürüyor) değişimleri vs bilgisayar efektleriyle desteklenmekteymiş. Ama alaycı palyaço gülüşü ve gözlerini sağa-sola ayırabilmesi tamamen kendi yeteneğiymiş (lazy-eye denilen bir göz kusuru var).

 

Karakter:

Curry'nin canlandırdığı Pennywise daha alıştığımız palyaço kıvamında. Şakalar komiklikler, balon hayvanlar filan derken bir anda ete geçen dişler şeklinde (onu da bütçe yetmediğinden görmüyoruz)  

Skarsgård'ın palyaçosu ise gerçekten brutal, komik herhangi bir yanı ya da ağzından çıkan herhangi bir şaka yok. Aç , korkunç ve yüzyüze geldiğinizde sizi dişlemezse, en iyi ihtimalle nur topu gibi bir travma ile başbaşa bırakıyor. Burada da muhtemelen oyuncunun o karakteri nasıl yorumlamak istediği ile doğru bir orantı var. 

Filmin açılış sahnesi aslında 2 oyuncunun karakteri nasıl yorumladığıyla ilgili çok güzel ipucu veriyor. Curry'nin karakteri güven veriyor (kanalizasyondan çıkan bi palyaço ne kadar verirse) ezeli kurbanımız George'ye kendini sevdiriyor, onu güldürüyor vs.  Skarsgård'ın karakteri ise hiçbir çocuğun sevmeyi bırakın fotoğrafına bile bakamayacağı tipte. Billboard kadar bir alın, garip dişler ve herhangi komik bir ifadesi ya da şakası olmayan, ısırmamak için salyasını zor zapteden korkunç bir karakter! (yani o tiple 6 yaşında bir çocukla, çocuk kaçmadan o kadar diyalog kurması pek mümkün değil gibi)

Mini-series ve yeni filmin açılış sahneleri;

 

https://www.youtube.com/watch?v=S5qv21eKFwg 

 

 

IT Nedir?

IT Stephan King evreninin en gözbebeği yaratıklardan biridir. Birçok kitabında ufak detaylarda görünmekle beraber orijinal hikayesi şu şekilde;

Bizim evrenimizi saran ve adına Macroverse denilen bir evren vardır. Ve bu "büyük" evreni yaratan bir de "Other" vardır. "Other" evreni yaratırken, başka canlılar da yaratmıştır. Bu yaratıklar içerisinde "IT" ve onun baş düşmanı Kaplumbağa "Matvrin" de vardır. (Matvrin ayrıca King'in en uzun soluklu serisi olan Dark Tower'da kulenin 12 koruyucusundan biridir.)

 

Hikayeye göre Matvrin'in bir gün karnı ağrır ve bildiğiniz kusar. Bu kusma sonucu da bizim küçük evrenimiz ortaya çıkar. Yani Kaplumbağa bizim küçük evrenimizin yaratıcısı ve zaman zaman da koruyucusudur. İnsanlığın bir kaplumbağa kusmuğundan oluştuğu düşünülürse, dünyanın boktan gidişatı daha anlamlı bir hal alıyor. 

Kaplumbağa Filmde de bir kaç yerde karşımıza çıkıyor. Bill'in Georgie'nin odasına girdiğinde eline aldığı  lego kaplumbağayı hatırlayın. IT ile karşılaşmadan hemen önce en semboliğinden elinden düşürüyor ve lego parçalanıyor. Bu sahneyi "oyunun" başlangıcı olarak yorumlayabiliriz.

 

Peki "IT Nedir" IT'in gerçek formu "Turuncu ışıklar"dır. (en azından insan zihni bu kadarını algılayabilmektedir). Hatta mini-seride kurbanlar son sahnede ölmeden önce bu ışığı görürler. Ancak "IT" in çocukları avlayıp, onları "daha lezzetli" hale getiren "korku duygusunu" yaşatması için çocuklara "anlamlı" gelen formlara bürünmesi gerekmektedir. Şunu da ekleyelim; Şekline girdiği şey her neyse, şekline girilen yaratık için geçerli olan her türlü kural onun için de geçerli olur. Örneğin bir kurtadam şekline girerse gümüş kurşunla, bir vampir kılığına bürünürse de kazıkla zarar verilebilir.

Hastalık hastası Eddie'ye bir cüzamlı, Stanley Uris'e ise hayatta en çok korktuğu şey olan resimdeki çarpık kadın olarak görünmesinin sebebi hep budur. Ama genelde tercih ettiği formu malumunuz palyaçodur. "Her çocuk palyaçoları sever" mantığıyla yüzyıllar önce yapmış olduğu bir seçim diyebiliriz.

Kısaca IT dünya hatta evren dışından gelen, sürekli sonsuz bir açlık içerisinde olan yok edici "şekil değiştiren" bir yaşam formu olarak tanımlanabilir.

 

Peki IT şekil değiştirmenin yanında başka neler yapabiliyor?  

 

İstediği an, istediği her yerde olabiliyor (teleport), halüsinasyonlara sebebiyet veriyor, zihinleri kontrol ediyor ve daha da önemlisi "unutkanlık" yapıyor. Derry'deki yetişkinlerin, çocukların (ki yüzlerce) kaybolmasına ya da başlarına gelenlere kayıtsız kalmaları hep bu yüzden. (Ben'in filmin kötü karakterleriyle köprü üzerindeki sahnesini düşünün. Açıkça çocuğa zarar verildiği belliyken 2 yetişkin arabalarıyla yanlarından sanki pikniğe gidiyormuş gibi süzülüp geçmişlerdi). Kısaca; tüm kasaba halkı koca bir sis bulutunun içinde yaşıyor, unutuyor ve umursamıyor.

 

Neden İzlenmeli?

  • Muhtemelen yapılmış en iyi Stephen King uyarlaması.

  • Kitabı okuyanlar Adrian Mellon'u hatırlayacaklardır belki. Kitabın ilk başında, partnerinin gözleri önünde, önce kasabadaki kabadayılar tarafından tartaklanıp sonrasında it tarafından öldürülen eşcinsel karakterdi. Öldürüldüğü gün üzerinde "i ❤ Derry" yazan bir T-shirt giyiyordu. Şimdi filmde bu karakter yer almıyor. Ancak bu "i ❤ Derry" sloganı bize filmdeki kabadayılardan Patrick Hockstetter hakkında bir ipucu vermekte. Söylentiye göre Hockstetter karakteri gizli bir eşcinsel. Filmde de ölmeden önce gördüğü son şey (Pennywise dışında) üzerinde  "i ❤ Derry" yazan kırmızı bir balon oluyor. Bunun kitap karakterlerinden Adrian'a bir gönderme olduğu söyleniyor.

  •  Filmde bir de Tim Curry'e saygı duruşu niteliğinde bir sahne var. Orjinal Pennywise'ın heykelini Richie ile Pennywise'ın karşılaştıkları palyaço odasına yerleştirmişler.

Filmde çocukların giydiği T-Shirtlerde yine King'in çok sevilen romanı Christine'e göndermeler mevcut.

Stanley Uris karakterininin en büyük kabusu olan "resimdeki kadın" ise yönetmen Andy Muschietti'nin çocukluk korkusuna dayanmakta. Yönetmen çocukken evlerinde bulunan bir Amedeo Modigliani tablosundan çok korktuğunu ve bu korkuyu ekrana taşımak istediğini söylemiş.

 

 

IMDB Puanı: 7.8

Site Puanı: 8 Tombstone 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

 

© 2023 by Glorify. Proudly created with Wix.com